Avrupa’da koronavirüs ölümleri 600 bini geçti

Will Morrow
15 Ocak 2021

Rusya'yı da içine alan Worldometer'ın resmi istatistiklerine göre Avrupa'da 600.000'den fazla insan koronavirüsten öldü. Kıta, bu hafta başlarında korkunç noktayı geride bıraktı.

Her üç haftada bir, kıtada yaklaşık 100.000 kişi virüsten ölüyor. 10 Kasım gibi toplam 300.000 ölüm gerçekleşti; o ayın sonunda 400.000 ve Noel'den üç gün önce yarım milyon.

Koronavirüsün yayılmasını engellemek için yüz maskesi takan bir kadın, 11 Ocak 2021 Pazartesi, Moskova'da bir metroya biniyor. (AP Photo / Alexander Zemlianichenko)

2020'nin başında Avrupa'da yaşayan her 1.000 kişide birden fazlası koronavirüsten öldü. Nüfustaki bir milyon kişide ölü sayısı Belçika'da 1.700'ün üzerinde, Slovenya'da 1.477, İtalya'da 1.330, Birleşik Krallık'ta 1.245, İspanya'da ise 1.131. Almanya'da son 24 saat içinde 1.060 kişinin daha öldüğü bildirildi ve bu da ülkenin ölü sayısını 43.203'e çıkardı.

Bu sayılar, gerçek sayının önemli ölçüde eksik tahminidir. İspanya'da resmi ölü sayısı 52.878'dir; ancak pandemiye bağlı ölümlerin daha iyi bir göstergesi olan tarihsel standardın üzerindeki “aşırı ölümlerin” sayısı 83.700'dür.

Yine de bilim insanları, salgının daha önce gerçekleşen herhangi bir olaydan çok daha felaket bir aşamaya girdiğini söylüyorlar. Bu aşama, Eylül ayında İngiltere'de tanımlanan yeni ve daha bulaşıcı varyantın hızla yayılmasıyla başlatılmış ve Avrupa hükümetlerinin suç politikaları yoluyla bilinçli olarak kolaylaştırılmıştır. Sağlık sistemleri bunalmış olsa bile, virüs aktarıcı rollerine rağmen okullar ve hayati olmayan işyerleri, hiçbir ölümün, piyasanın sorunsuz ve karlı bir şekilde işlemesini engellememesini güvence altına almak için açık tutuluyor.

Neyin hazırlanmakta olduğuna dair en net uyarı İngiltere'de görülebilir. Dün 1.564 ölümle yeni bir rekor kırıldı. Amerika Birleşik Devletleri büyüklüğünde bir ülkede bu, 24 saat içinde 7.700'den fazla ölüm anlamına gelirdi. Aynı dönemde 47.525 yeni vaka daha rapor edildi.

Virüsün yeni türü, artık Birleşik Krallık'ta baskın durumdadır. Yeni varyantın ilk kez Noel Günü'nde tespit edildiği İrlanda'da, yeni vakalar yılın başında bir milyon kişi başına 250 doğrulanmış vaka iken şu anda 1.200'ün üzerine çıktı ve bu iki hafta boyunca beş kat arttı.

Birleşik Krallık, Güney Afrika ve Brezilya'da tespit edilen virüs mutasyonları Avrupa genelinde bir düzineden fazla ülkede tespit edildi; ancak bunun nüfus içinde ne dereceye kadar yerleştiği bilinmemektedir.

Fransa, yetkililerin yayılmayı izleme konusundaki başarısızlığına özellikle açık bir örnek oluşturuyor. Birleşik Krallık mutasyonunun ilk vakası, Aralık ayı sonunda Tours'da tespit edildi. Ocak ayının ikinci haftası gibi geç bir tarihte, tespit edilen vakaların sayısına ilişkin basında çıkan haberlerde, bu tür vakaların doğrulanmış 10 ila 20 arasında olduğu belirtildi. 12 Ocak'ta, sağlık bakanı Olivier Véran, Ulusal Meclis önünde bir konuşma yaptı ve yeni türün "Fransa'da yapılan 100.000 testin yaklaşık yüzde birinde" payı bulunduğunu bildirdi.

Yine de, bu önemli bir eksik tahminleme gibi görünüyor ve bulunulan konuma göre büyük ölçüde değişiklik gösteriyor. Paris yakınlarındaki Saint Denis'deki tıbbi laboratuvar Cerballiance'ın bölge müdürü Patrice Hérisson Salı günü Le Parisien'e “Île-de-France'daki pozitif vakalarımızın yüzde 10 ila 15'inin şüpheli İngiliz varyantları olarak tanımlandığını” söyledi.

Biogroup test laboratuvarı biyologlarından Laurent Kbaier, “Ile-de-France'daki laboratuvarlarımızda Perşembe ve Cuma günleri yapılan 826 pozitif PCR testinden 74 şüpheli İngiliz mutasyonuna uğramış virüs vakası bulduk" dedi ve bu yüzde 10’dan biraz az.

Londra’da Imperial College'da ve Fransa'nın Lille kentinde genom bilimi profesörü olan Philippe Froguel, Financial Times'a Pazartesi günü yaptığı açıklamada, mutasyona uğramış virüsün Fransa'da iyi yerleşmiş olabileceğini söyledi. Şubat ayına kadar, "Korkarım, günde 50-60.000 yeni vaka ve çok sayıda ölüm ile İngiltere ile tamamen aynı durumda olacağız." dedi.

Başkent Brüksel’de bir önceki haftaya göre (geçtiğimiz Perşembe öncesi 7 günlük toplam vaka olarak) yüzde 76 artış gösteren varyant, Belçika'da da tespit edildi.

İspanya'nın Valencia şehrinde, Birleşik Krallık ile bağlantısı olmayan iki hasta, geçen hafta yeni varyant açısından pozitif olarak test edildi ve bu da toplumda bulaşmanın gerçekleştiğini gösterdi. Valencia’da bir genetik araştırmacısı olan Fernando González Candelas, FT'ye, "Toplumda aktarımı olduğu açık, ancak hangi düzeyde olduğunu bilmiyoruz" dedi.

Çarşamba günü, AB sağlık komiseri Stella Kyrikides, Avrupa'nın yeni türe “kayıtsız kalamayacağını” açıkladı. "Kontrolden çıkmasına izin veremeyiz. Bu nedenle, örneklerin genomik dizilimi alanında üye devletlere yardım etmeye hazırız. Bunun dışında bir yol bulunmuyor." dedi.

Yine de Avrupa hükümetleri virüsün "kontrolden çıkmasına" izin vermekle kalmıyor, virüsün daha fazla kontrolsüz yayılmasına izin verecek politikaları bilinçli olarak izliyorlar. Ebeveynlerin çalışmaya devam etmesine izin vermek için okulları açık tutmaya kararlılar. İngiltere'de olduğu gibi okulların kapatılmaya zorlandığı her yerde, bunun gerçekleşmesinin nedeni, eğitimcilerin eylemleri veya fiili olarak sürdürülen sürü bağışıklığı politikasına karşı öğretmenlerin, ebeveynlerin ve öğrencilerin muhalefetinden hükümetin duyduğu korkudur.

Fransa'da, bilim adamları yeni türün özellikle gençler arasında bulaşıcı göründüğü konusunda uyardıkları halde okullar açık kalmaya devam ediyor. Sosyal medyada Fransız öğretmenler, öğrencileri arasında doğrulanmış bir vaka olsa bile çocukları test için eve gönderemediklerini bildirdi. Laeti, "Stylos Rouges" Facebook sayfasına "Test edilecek temaslı bir vaka iseler onları eve gönderemeyiz" yorumunu yaptı. Jucilou, "Bizim için 11 yaşın altındaki çocuklar riskli kişiler olarak görülmüyor" diye ekledi.

Dün, Portekiz hükümeti, tüm okulların yeniden açılması dışında, Nisan ayında uygulananla aynı olacağını söylediği genel bir kapanma duyurusu yaptı.

Geçen hafta, Westfalya’daki Kamen kasabasında 44 yaşındaki bir eğitimci, kreşteki salgın sonucunda hayatını kaybetti. Robert Koch Enstitüsü’ne göre, Almanya'da Aralık ayından bu yana koronavirüsten dolayı beş eğitimci öldü.

Avrupa'daki kapitalist hükümetlerin eline bırakılsa, sonuç yüz binlerce daha gereksiz ölüm olacaktır. Onların ölüm politikalarına, Avrupa çapında işçi sınıfının birleşik mücadelesiyle karşı koyulmalıdır. Okullar ve hayati olmayan işyerleri, herkese yaşayabileceği bir ücret ve küçük işletmelere tam gelir desteği sağlanarak kapatılmalıdır.

Sosyalist Eşitlik Partileri, salgına bilimsel bir yanıt vermek üzere bir genel grev örgütlenmesi için okullarda ve işyerlerinde bağımsız taban komitelerinin oluşturulması çağrısında bulunuyor. Kapitalist seçkinlerin ölümcül politikası, kapitalizmin toplumsal düzeninin iflasını ve özel kâr yerine toplumsal ihtiyaçlara göre örgütlenmiş uluslararası ölçekte planlı bir sosyalist toplumla yer değiştirmesi gerekliliğini göstermiştir.