Trump’ın 6 Ocak darbesine yönelik halka açık kapsamlı bir soruşturma için!

9 Ocak 2021

6 Ocak olaylarının daha tozları dağılmadan, ABD Kongre binasında halen kurşun delikleri ve parçalanmış pencereler ve kapılar görünürken, Amerikan siyaset kurumu Kongre’ye karşı faşist darbe girişiminin siyasi sorumluluğunu örtbas etmeye çalışıyor.

Bu, sağcı protestocuların kendiliğinden hareket ettiği münferit veya tesadüfi bir olay değildi. Kongre’ye yapılan saldırı, tepeden yönlendirilen bir komploydu. Devlet aygıtı, polis ve ordu içindeki üst düzey yetkililer tarafından haftalar önce hazırlandı.

Sosyalist Eşitlik Partisi, Trump yönetimi ve bu faşist darbeye yardım ve yataklık edenler hakkında bir ceza soruşturması talep eder. Komplocular, bir sonraki adımlarını planlamak üzere hâlâ serbest dolaşıyorlar. Trump, 20 Ocak’a kadar başkanlık görevinde ve tehlike geçmiş değil!

Watergate krizi sırasında, kamuoyuna geniş çapta duyurulan ve televizyonda hevesle takip edilen Senato duruşmaları, Başkan Richard Nixon’ın demokrasiye karşı komplosuna dair gerçeklerin ortaya çıkarmanın aracı olmuş ve nihayetinde istifaya zorlanmasına yol açmıştı. Watergate, Nixon’ın, Demokratik Parti Ulusal Komitesi’nin genel merkezini soyma emrini verdiği eski istihbarat ajanları çetesinin söz konusu binaya zorla girmesiyle başlamıştı.

Eğer Nixon’ın ifadesiyle “üçüncü sınıf bir hırsızlık” olayı ve onun örtbas edilmesi, aylarca televizyon yayınıyla başkanın suçluluğunu açığa çıkaran duruşmaları hak ettiyse, 6 Ocak 2021 olaylarının; bir başkanın Amerikan hükümetini devirip bir diktatörlük kurma amaçlı şimdiye kadarki ilk girişimin tüm yönleri hakkında açık, aleni, televizyonda canlı yayınlanan bir soruşturma yürütmek için daha ne gerekiyor?

Şu apaçık ve inkâr edilemez: Binlerce destekçisini Beyaz Saray dışında düzenlenen mitingde toplayıp onları Kongre binasına yürümeye yönlendiren Trump, şiddetli saldırının baş kışkırtıcısı rolünü oynamıştır. Olaydan önce “VAHŞİ olacak” diye tweet atan Trump, sonra da faşist güruhu “özel insanlar” diye adlandırdı.

Missouri Senatörü Joshua Hawley ve Teksas Senatörü Ted Cruz, Trump’ın doğrudan suç ortakları arasındadır. Onların arkasında, Biden’ın seçim zaferinin onaylanmasına itiraz etme konusunda Hawley ile Cruz’a katılan beş senatör ve Temsilciler Meclisi’nde aynısını yapan 138 Cumhuriyetçi vardır.

En az altı Cumhuriyetçi eyalet meclisi üyesi, sağcı gösterilerde ve ayaklanmada yer aldı. New York Times, Batı Virginia Temsilcisi Derrick Evans’ın kendisinin binaya girdiğini gösteren bir video yayınladığını ancak daha sonra videoyu sildiğini yazdı.

Ayaklanma planları sır değildi. Ortak oturum için 6 Ocak tarihi yasaya göre belirlendi ve o gün fiziksel saldırı düzenleme planları sağcı sosyal medya sitelerinde geniş çapta yayıldı. Beyaz Saray’daki mitingin ve Anayasa Caddesi’ndeki yürüyüşün zamanı, faşist haydutların, Kongre’nin seçim oylarının törensel sayımını yapmak üzere düzenlenen ortak oturumunun ilk saatinde gelebilmeleri için dikkatlice ayarlandı. Saldırganlar en ufak bir direniş görmeden polis “bariyerleri”nden geçtiler, Kongre binasını bastılar ve oturumu sona erdirmeye zorladılar.

Olaylar çok daha kanlı bir hal alabilirdi; istilacıların bazıları silahlıydı ve tutuklananlardan bazılarının üzerinde, senatörler ve Kongre üyeleri arasından potansiyel kaçırılma kurbanlarını ya da rehineleri kelepçelemek için plastik bağlar bulundu.

Meclis ve Senato’nun felakete ne kadar yaklaştığının ayrıntıları, Trump’ın muhalifi olan Cumhuriyetçi Maryland Valisi Larry Hogan tarafından açığa vuruldu. Hogan, Perşembe günü düzenlenen basın toplantısında, Kongre binasının bodrum katında toplandıkları sırada Senato ve Meclis liderleriyle konuştuğunu söyledi:

“Doğrusu, [Ulusal] Muhafızları göndermemiz için bize yalvaran [Demokratik Meclis] Lideri [Steny] Hoyer ile telefondaydım. Odanın diğer ucundan Schumer bağırıyordu ve aşağı yukarı şunu söylüyorlardı: ‘yetkiniz var.’ Bense, ‘size yetkimiz olmadığını söylüyorum’ diyordum.”

Hogan, Hoyer ve Schumer’e, kendi eyalet Ulusal Muhafızlarını Washington D.C.’ye gönderme talebini Pentagon’un reddettiğini ifade etmiş. Hogan, Kongre liderlerine, Maryland muhafız başı “nabız yoklamaya devam ediyor ve bizim yetkimiz yok” demiş.

Hogan, yaklaşık iki saat sonra, “birdenbire, savunma bakanından değil, normal kanallardan değil” de, konuşlandırma talebini kabul eden Kara Kuvvetleri Bakanı Ryan McCarthy’den bir çağrı aldığını söylüyordu. Çeşitli haberlerde, ordunun, görünüşteki başkomutan Trump ile değil, Başkan Yardımcısı Mike Pence ile konuştuktan sonra muhafızları konuşlandırmayı kabul ettiği belirtiliyordu.

Üst düzey Cumhuriyetçiler, Trump’ın, başkentte yapılan baskının siyasi bahanesi olarak geliştirilen, yaygın oy sahtekârlığı ve oy pusulası doldurma yalanlarını tekrarladılar. Çekişmeli eyaletlerden Seçiciler Kurulu oylarına yapılan danışıklı itirazlar, seçim sonucunun Kongre tarafından onaylanmasını şiddetle bastırmaya meşruiyet sağlamak üzere tasarlanmıştı.

Darbe girişiminin doğrudan işbirlikçilerine ek olarak, Kongre’deki Cumhuriyetçilerin üst düzey liderleri, Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell ve Meclis Azınlık Lideri Kevin McCarthy, Trump’ın seçimin sonucunu kabul etmeyi eşi görülmemiş bir şekilde reddetmesini sağlamada kritik bir rol oynadılar. Oysa seçimin sonucu, 3 Kasım’dan birkaç gün sonra, oy sayımının tamamlanmasının ardından açıkça ortadaydı. Onlar, seçim sahtekârlığı iddialarının meşruluğuna kefil oldular.

Ordu, istihbarat ve devlet aygıtları içinde darbeye verilen desteğin ne ölçüde olduğu konusunda başka sorular gündeme geliyor.

Birincisi; Kongre binası polisleri, faşist çetelerin alanı istila etmesine izin verdiler, isyancılarla dostça fotoğraflar çektiler ve faşistlerin içeriye girmesini kolaylaştırmak için bariyerleri kaldırdılar.

İkincisi; Vali Hogan’ın açıklamalarında belirttiği gibi, Pentagon, başlangıçta, Kongre binasına Ulusal Muhafız birlikleri gönderilmesi talebini geri çevirdi. (Eyalet toprağı değil de federal toprak olan Columbia Bölgesi’nde, bu birlikler Kara Kuvvetleri Bakanı tarafından yönetiliyor.) Ancak eski CIA ajanı ve Pentagon görevlisi, şimdi ise Demokratlardan Kongre üyesi olan Elissa Slotkin, cep telefonundan Genelkurmay Başkanı General Mark Milley’i aradıktan sonra Pentagon harekete geçip 1.100 asker sevk etti.

Üçüncüsü; Kongre binasını basanlar arasında, Gururlu Çocuklar’dan, Yeminciler’den ve faşizan QAnon komplo teorisi destekçilerinden unsurlar vardı. Seçimden önce Trump’ın “geri çekilip bekleyin” talimatı verdiği bu gruplar, Kongre’de; Georgia’dan yeni seçilen, QAnon destekçisi Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene ve Colorado’dan, Kongre binasında ateşli silah taşımaya çalışan “silah hakları” aktivisti Lauren Boebert gibi doğrudan temsilcilere sahiptir.

Meclis Başkanı Nancy Pelosi, Perşembe günkü basın toplantısında, saldırıya ilham veren komplo teorilerini destekleyen Kongre’deki Cumhuriyetçilerin “hesap vermesi” çağrısında bulundu, onların “yeminlerinden vazgeçtiklerini” ve “başkana olanak sağladıklarını” ilan etti. Gerçek şu ki, hükümeti devirme komplosu suçlamaları, Kongre üyesi Cumhuriyetçilerin çoğuna getirilebilir ve getirilmelidir de. Soruşturulmalı, suçlanmalı ve defedilmeliler.

Hem Pelosi hem de Biden, Perşembe günü ayrı ayrı düzenlenen basın toplantılarında, darbeyi yalnızca Trump’ın şiddeti kışkırtmadaki kişisel rolüne bağlayarak, dikkati darbe girişiminin daha geniş siyasi öneminden uzaklaştırmaya çalıştılar. Her iki Demokrat lider de, sanki Amerikan demokrasisine yönelik tehdit kendi öz faşistlerinden değil de Moskova’dan gelmiş gibi, Trump’ı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aracı olarak tanımladı.

Bu, Rusya’nın 6 Ocak olaylarıyla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen, halkın öfkesini bir dış düşmana yönlendirmeyi amaçlayan basit bir çabadır. Trump’ın göreve geldiği ilk günden bu yana, tüm muhalefeti dış politika farklılıkları temelinde, özellikle de Suriye ve Rusya ile ilgili olarak sağcı bir yöne yönlendirmek, Demokratik Parti’nin yönelimi olmayı sürdürüyor.

Emekçiler, Trump’ın darbe girişiminin bütün yönlerini açığa çıkarmak üzere, ulusal televizyonda düzenlenen kapsamlı ve açık Kongre oturumları/duruşmaları talep etmelidir. Bunlar derhal başlamalı ve yakında eski başkan olacak kişinin ve onun tüm üst düzey yardımcılarının yanı sıra Kongre’deki darbenin önde gelen Cumhuriyetçi kışkırtıcılarının sorgulanmasını içermelidir.

Ancak hem Kongre’deki hem de göreve gelecek Biden yönetimindeki Demokratlar, 6 Ocak olayları hakkında ciddi ve detaylı bir soruşturmaya; Amerikan halkını ABD’de artan faşist komplo tehlikeleri hakkında alarma geçirecek bir soruşturmaya kesin olarak karşıdır.

Bu komplo devam ediyor. Toplumsal eşitsizliğe ve egemen sınıfın ölüm saçan “sürü bağışıklığı” politikasına yönelik işçi sınıfı muhalefetinin zorla bastırılmasını hedefliyor. ABD’deki demokratik hakların savunusu, işçi sınıfının, siyasi olarak örgütlü ve sosyalist bir perspektifle donanmış bir şekilde harekete geçmesini gerektiriyor.

Sosyalist Eşitlik Partisi’nin açıklaması