New York Times ve Nikole Hannah-Jones, 1619 Projesi’nin temel iddialarından vazgeçiyor

Tom Mackaman ve David North
1 Ekim 2020

New York Times (NYT), herhangi bir duyuru ya da açıklama yapmadan, 1619 Projesi’nin temel iddiasından vazgeçti: Bu iddia, Amerika Birleşik Devletleri’nin “asıl kuruluşu”nun, 1776 değil, ilk kölelerin Virginia Kolonisi’ne getirildiği yıl olan 1619 yılı olduğuydu.

Ağustos 2019’da açıklanan Proje’nin ilk açıklamasında şunlar belirtiliyordu:

1619 Projesi, New York Times’ın, Amerikan köleliğinin 400. yıldönümünü anmaya yönelik önemli bir girişimidir. Ülke tarihini yeni bir çerçeveye oturtmayı, 1619’u asıl kuruluşumuz olarak anlamayı ve köleliğin sonuçlarını ve siyah Amerikalıların katkılarını kendimize kim olduğumuzla ilgili anlattığımız hikâyenin tam merkezine yerleştirmeyi amaçlamaktadır.

Artık değiştirilmiş olan metin ise şöyle:

1619 Projesi, New York Times Magazine’in, Amerikan köleliğinin başlamasının 400. yıldönümü olan Ağustos 2019’da başlayan ve devam eden bir girişimidir. Köleliğin sonuçlarını ve siyah Amerikalıların katkılarını kendi ulusal hikâyemizin tam merkezine yerleştirerek ülke tarihini yeni bir çerçeveye oturtmayı amaçlamaktadır.

Benzer bir değişiklik, 1619 Projesi’nin, 50 eyalette milyonlarca okul çocuğuna gönderilen basılı versiyonunda da yapılmış durumda. Özgün metin şöyleydi:

Ağustos 1619’da, Britanya’nın Virginia kolonisi limanlarından Point Comfort yakınlarında, ufukta bir gemi göründü. Gemi, kolonicilere satılan, zincire vurulmuş 20 Afrikalıyı taşıyordu. Amerika henüz Amerika değildi ama bu, onun başladığı andı. Sonraki 250 yıllık kölelik, burada kurulacak olan ülkenin her yönüne temas etmiştir.

Web sitesindeki versiyon ise temel iddiayı silmiş durumda. Artık şöyle yazıyor:

Ağustos 1619’da, Britanya’nın Virginia kolonisi limanlarından Point Comfort yakınlarında, ufukta bir gemi göründü. Gemi, kolonicilere satılan, zincire vurulmuş 20 Afrikalıyı taşıyordu. Sonraki kölelik yılları, burada kurulacak olan ülkenin her yönüne temas etmiştir.

NYT’nin “gerçek kuruluş” iddiasını ne zaman sildiği tam olarak belli değil ancak 1619 Projesi metninin önbelleğe alınmış eski versiyonlarının incelenmesi, bunun muhtemelen 18 Aralık 2019’da gerçekleştiğini gösteriyor.

Bu silme işlemleri sadece sözcük değişiklikleri değildir. “Asıl kuruluş” iddiası, Proje’nin, Amerikan tarihinin tamamı siyahlara yönelik beyaz ırksal nefrete dayanır ve bununla tanımlanır, biçimindeki savının ana unsuruydu. Proje’nin yaratıcısı Nikole Hannah-Jones’un ilan ettiği bu anlatıya göre, Amerikan Devrimi, Britanyalıların kaldırma planlarına karşı köleliği savunmak için Kuzey Amerika’daki beyazların yaptığı önleyici bir ırksal karşıdevrimdi. Bu iddiayı destekleyen hiçbir tarihsel kanıtın olmaması, NYT’nin ve Hannah-Jones’un şunları ilan etmesini engellememişti: İç Savaş’ın köleliğin kaldırılmasını amaçlayan ilerici bir mücadele olduğu iddiası gibi, 1776’nın tarihsel olarak yeni bir ulusun yaratılışıyla özdeşleştirilmesi de bir efsanedir. New York Times’a ve Hannah-Jones’a göre, köleliğe ve her türden baskıya karşı mücadele, siyah Amerikalıların her zaman tek başlarına verdikleri mücadelelerdi.

NYT’nin ana savının, birkaç gizli tuş vuruşuyla, herhangi bir açıklama veya duyuru yapılmaksızın “kaybolması”, entelektüel sahtekârlığın ve apaçık hilekârlığın çarpıcı bir örneğidir. NYT, Ağustos 2019’da 1619 Projesi’ni başlattığında, amacının, öğrencilere Amerikan tarihi hakkında neyin ve nasıl öğretildiğini radikal biçimde değiştirmek olduğunu ilan etmişti. 1619 Projesi’ne dayanan yeni bir müfredat oluşturulması amacıyla, anlatının özgün metninin yüz binlerce kopyası, New York Times Magazine’de yayımlandığı haliyle basıldı ve ABD genelindeki okullara, müzelere ve kütüphanelere dağıtıldı. Çok sayıda okul, eğitim programlarını NYT’nin sağladığı anlatıyla uyumlu hale getireceklerini açıkladı.

1619’un “asıl kuruluş” olduğu iddiasının silinmesi, 18 Eylül Cuma günü açığa çıktı. Hannah-Jones, CNN’in sorularını yanıtlıyordu ve kendisine, Donald Trump’ın 1619 Projesi’ni –bir faşistin bakış açısından– kınaması hakkında ne düşündüğü soruldu. Hannah-Jones, “asıl kuruluş” tezinin “elbette” doğru olmadığını ilan etti. Ardından da hayret verici ve açıkça asılsız bir iddiada bulunarak, NYT’nin hiçbir zaman bu tür bir sav ileri sürmemiş olduğunu söyledi.

Görüşme şöyle devam ediyordu:

CNN: Trump’ın kararnamesi, yanlış bir yoruma göre konuşuyor. 1619 Projesi’nin ne olduğu, onun bu ülkenin ne zaman kurulduğuna dair tarihi yeniden yazma çabası olmadığını anlatmaya çalıştığınızı biliyorum.

Hannah-Jones: Elbette, bu ülkenin kuruluşunun 1776 olduğunu biliyoruz. Proje, 1776’nin ülkenin kuruluşu olmadığını savunmuyor.

Bu, elbette, apaçık bir yalandır. Hannah-Jones, sayısız tweet, röportaj ve konferans yoluyla, defalarca “asıl kuruluş” iddiasını dile getirmiştir. Bunlar, internette kolayca bulunabilen haber yazılarında ve videolarda belgelidir. Kendisinin Twitter hesabında, profil resminin arkasında, üstü çizili 1776 yılının altında 1619 yazıyor.

Kaynak: Twitter/@nhannahjones

Bir yalanı ortaya çıkan Hannah-Jones, yeni ve daha büyük yalanlar söylüyor. NYT’nin ünlü gazetecisi, projesinin ana savını inkâr etmekle kalmıyor. Ayrıca, kendisiyle çelişerek, “asıl kuruluş” iddiasının sadece retorik bir süsleme olduğunu ifade ediyor. Hannah-Jones, CNN’e, 1619 Projesi’nin, yalnızca, kölelik çalışmalarını Amerikan tarihinin ön planına taşıma çabası olduğunu söylüyor.

Eğer NYT’nin yapmaya çalıştığı tek şey, Hannah-Jones’un şimdi iddia ettiği gibi, köleliğin Britanya’ya bağlı Kuzey Amerika’da (1619-1776) ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (1776-1865) var olduğu yılların tarihine daha fazla dikkat çekmek olsaydı, asla bir tartışma söz konusu olmazdı. Dünya Sosyalist Web Sitesi veya röportaj yaptığı tarihçiler—James McPherson, Gordon Wood, Victoria Bynum, James Oakes, Clayborne Carson, Richard Carwardine, Dolores Janiewski, ve Adolph Reed, Jr.—köleliğin Amerika Birleşik Devletleri’nin tarihsel gelişimindeki önemine hiçbir zaman itiraz etmemiştir. On binlerce kitap ve bilimsel makale, köleliği ve onun ABD’nin tarihsel gelişimindeki etkisini incelemeye adanmıştır.

WSWS, 1619 Projesi’ne karşı Eylül 2019 başında yayımlanan ilk yanıtında şunları ifade etmişti:

Amerikan köleliği, muazzam ve kalıcı bir tarihsel ve siyasi önemi olan devasa bir konudur. 1619 olayları, bu tarihin parçasıdır. Ancak Comfort Limanı’nda meydana gelen şey, antik dünyaya kadar uzanan köleliğin küresel tarihinin ve dünya kapitalist sisteminin kökenlerinin ve gelişiminin bir bölümüdür.

WSWS’nin NYT’yi delillerle çürütmesi, Batı Yarımküre’de köleliğin ortaya çıkışını, onun kapitalizmin oluşumundaki merkezi rolünü ve İç Savaş’ta devrimci yoldan yok edilişini anlatıyordu. Hannah-Jones, WSWS’nin müdahalesine, Twitter’da onun yazarlarını “siyah karşıtı ırkçılar” olmakla suçlayarak yanıt verdi.

Princeton’dan Sean Wilentz’in de katıldığı Wood, McPherson, Bynum ve Oakes, geçtiğimiz Aralık ayında NYT’ye bir açık mektup yazarak gazetenin maddi hatalarını gidermek üzere belirli düzeltmeler yapmasını talep ederken, itirazlarının köleliğin önemli olup olmadığıyla ilgili olmadığını vurguladılar. Beş tarihçi, “projedeki bazı maddi hatalardan ve arkasındaki kapalı süreçten” duydukları endişeye dile getiriyordu.

New York Times Magazine Editörü Jake Silverstein, kibirli ve saygısız bir cevap yayımlayarak eleştirileri açıkça reddetti:

Her ne kadar imza sahiplerinin çalışmalarına saygı duyuyor, bilimsel kaygıyla hareket etmelerini takdir ediyor ve ulusun geçmişini aydınlatmak için kendi yazılarında gösterdikleri çabaları alkışlıyor olsak da, projemizin önemli maddi hatalar içerdiği ve tarihsel anlayıştan ziyade ideoloji eliyle yönlendirildiği yönündeki iddialarıyla aynı fikirde değiliz. Eleştirileri memnuniyetle karşılıyor olsak da, 1619 Projesi için düzeltme talebinin haklı olduğunu düşünmüyoruz.

Silverstein’ın utanç verici mektubu, 20 Aralık’ta yayımlandı. O sırada kendisi, 1619 Projesi’nin ciddi şekilde kusurlu olduğunu ve gazetenin, seçkin tarihçilerin itiraz ettiği makalenin çevrimiçi metninde gizlice temel bir değişiklik yaptığını biliyordu. Silverstein’ın davranışı, mesleki etikten ve entelektüel dürüstlükten tamamen yoksun olduğunu göstermiştir.

NYT şimdi, tarihi çarpıttığını ve hatasını örtbas etmek için sahtekâr bir girişimde bulunduğunu kabul edeceği bir basın açıklaması yapmak zorundadır. Profesörler Gordon Woods, James McPherson, Sean Wilentz, Victoria Bynum, James Oakes’tan ve 1619 Projesi’ni eleştirdikleri için itibarsızlaştırmaya çalıştığı bütün diğer bilim insanlarından herkesin önünde özür dilemelidir. Tamamen açık sözlü olmak gerekirse, Silverstein ve NYT yayın kurulundaki suç ortakları, görevlerinden alınmalıdır.

Dahası, Hannah-Jones’a, “asıl kuruluş” ve Amerikan Devrimi hakkındaki sahte iddialarının yer aldığı başyazısı için bu ilkbaharda yorum alanında verilen Pulitzer Ödülü geri alınmalıdır.

1619 Projesi, hiçbir zaman tarihsel netleşmeyle ilgili değildi. WSWS’nin Eylül 2019’da uyarmış olduğu üzere, “1619 Projesi, ırksal siyaseti 2020 seçimlerinin merkezine yerleştirme ve işçi sınıfı içinde bölünme kışkırtma yönündeki kasıtlı bir çabanın parçasıdır.” NYT Genel Yayın Yönetmeni Dean Baquet, gazete çalışanlarıyla yaptığı bir toplantının sızan kayıtlarından ortaya çıktığı üzere, projenin, Rusya’ya karşı başarısız olan kampanyadan sonra dikkati başka yöne çevirmenin Demokratik Parti için faydalı olacağına inanıyordu. Baquet şunları söylemişti:

Irk ve ırk anlayışı, Amerikan hikayesini nasıl işlediğimizin bir parçası olmalıdır … 1619 Projesi’ne hepimizin imza atmasının ve projeyi bu kadar hırslı ve kapsamlı hale getirmemizin bir nedeni, okurlarımıza biraz daha böyle düşünmeyi öğretmekti. Önümüzdeki yıl ırk, Amerikan hikâyesinin devasa bir parçası olacak. Açıkçası, bu tartışmadan çıkarmanızı umduğum şey bu.

NYT’nin yaptığı sahtekarlığın şimdiden ciddi siyasi sonuçları olmuştur. WSWS’nin uyardığı üzere, 1619 Projesi, Donald Trump’a verilen çok büyük bir hediye oldu. Trump, Anayasa Günü olan 17 Eylül’de, Ulusal Arşivler Müzesi’nde bir konuşma yaptı. Orada, tiksindirici bir şekilde, kendisine, 1619 Projesi’ni özellikle belirterek “radikal sol”a karşı Bağımsızlık Bildirgesi’nin ve Anayasa’nın savunucusu süsü verdi. Trump, tipik tehditkâr tarzıyla, “yurtsever eğitimi geri getireceğiz” ve “gençlerimize Amerika’yı sevmeleri öğretilecek,” diyordu.

Hannah-Jones, Trump’ın saldırılarına yanıt olarak CNN’e çıktı. Trump’ın “1619 Projesi’ni kültür savaşlarının içine sokmaya” çalışıyor diyen Hannah-Jones, şöyle devam ediyordu: “Açıkça ırksal bölünmeleri kışkırtmaya çalışan milliyetçi bir kampanya yürütüyor ve bunu cephaneliğindeki bir araç olarak görüyor.”

Yeterince doğru. Fakat Hannah-Jones, ırksal bölünmenin baş “kışkırtıcıları”ndan biridir ve ırksal nefreti Amerikan tarihinin itici gücü yapan bir tarih anlatısını eleştiren herkese şiddetle saldırarak “1619 Projesi’ni kültür savaşlarının içine” sokan da New York Times’tır.

Tarih tahrifatı, her zaman gerici siyasi güçlerin çıkarlarına hizmet eder. New York Times, Amerikan Devrimi’ni ve İç Savaş’ı inkâr edip karalayarak, Trump’a, düzmece bir şekilde, kendi neo-faşist siyasi çıkarları doğrultusunda Amerika’daki devrimlerin büyük demokratik mirasının savunucusu rolüne bürünme fırsatı vermiştir.

22 Eylül 2020

Ayrıca bakınız:
Nikole Hannah-Jones, Shell Oil ve Afrika’daki katliamlar
[18 Aralık 2019]

Dünya tarihindeki iki Amerikan Devrimi
[4 Temmuz 2020]