Türk savaş uçakları Washington’ın Suriye’deki Kürt vekil güçlerini vurdu

Bill Van Auken
1 Mayıs 2017

Türkiye’nin Suriye ile Irak’taki Kürt milis mevzilerine karşı saldırıları, aralarında Kürt savaşçıların ve sivillerin olduğu en az 70 ölüme yol açan Salı günkü onlarca hava saldırısının ardından, Çarşamba gününde de devam etti.

Saldırılar, hem Washington’dan ve Moskova’dan hem de Suriye hükümetinden gelen protestolarla karşılaştı. Hava saldırılarının ana hedeflerinden biri, ABD’nin Suriye’de IŞİD’e karşı müdahalesinde başlıca vekil kara gücü işlevi gören Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) omurgasını oluşturan Halk Savunma Birlikleri (YPG) idi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Salı günü, “kurallara uygun koordinasyon olmaksızın” yapılmış ve “ne yazık ki ortaklarımızın güçlerinde can kaybına yol açmış” olmakla suçladığı hava saldırılarından “son derece endişeli” olduğunu açıkladı.

ABD’nin hakim olduğu IŞİD karşıtı “koalisyon”un bir sözcüsü, Pentagon’un Çarşamba günkü bir telekonferansında, Türkiye’nin Irak’a ve Suriye’ye bombalar düşmeden bir saatten az bir süre önce uyarıda bulunmuş olduğunu söyledi.

ABD Hava Kuvvetleri’nden Albay John Dorrian, “Bu yeterli bir süre değildi. Bu, kesinlikle, IŞİD’e karşı savaşta yer alan bir ortaktan ve müttefikten beklenecek bir eşgüdüm değil, bir bildirimdi” dedi.

Sözcü, Türkiye’nin uyarısının “belirsiz” karakteriyle birleşen saat bildiriminin “karadaki güçlerimizin güvenliğini sağlamayı” imkansız kıldığını ekledi. Söylendiğine göre, ABD askerleri hedef alınan alanların on kilometre yakınında konuşlandırılmıştı.

Washington’ın NATO müttefiki Türkiye’nin Pentagon tarafından silahlandırılıp eğitilen güçleri hedef alan tek taraflı askeri müdahalesi, ABD’nin Suriye’de rejim değişikliği için organize ettiği altı yıllık savaşın kışkırttığı çok taraflı çatışmayı daha da tırmandırmış durumda. Bu durum, ayrıca, bölge çapında ve hatta küresel ölçekte bir çatışmaya dönüşme tehdidi yaratıyor. Gerilimler, ABD’nin, Washington’ın Suriye hükümetini suçladığı bir kimyasal silah saldırısına misilleme bahanesiyle 7 Nisan’da bir Suriye hükümeti hava üssüne güdümlü füze atmasının ardından zaten keskin biçimde tırmanmıştı.

YPG ile bağlarını geliştirmeye çalışan ve Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin kontrolünde olan bölgelere askeri danışmanlar gönderen Rusya da, Türkiye’nin bombardımanını kınadı ve “Irak ile Suriye’deki terörle mücadelenin sona ermekten çok uzak olduğu bir durumda, bu tür eylemler, şüphesiz terörle mücadele çabalarının sağlamlaştırılmasına katkı yapmazlar” uyarısında bulunan bir açıklama yayınladı.

Aslında, bombardımanlar, yalnızca, Washington’ın, Türkiye’nin ve Rusya’nın “terörle mücadele” adına kendi karşıt çıkarlarını ilerletmek için Suriye’ye müdahale ettiği gerçeğinin altını çizmektedir.

Washington, 2011’den beri, petrol zengini Ortadoğu üzerinde egemenlik yönelimini ilerletmek için Şam’da daha uysal bir kukla yönetim kurma amacıyla, Suriye’de “rejim değişikliği” gerçekleştirmeye çalışıyor. Rusya, Washington ve onun -Türkiye dahil- bölgesel müttefikleri tarafından desteklenen El Kaide bağlantılı milislere karşı Ortadoğu’daki başlıca müttefiki olan Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetini desteklemek için kuvvetler gönderdi. Ankara ise, kendi bölgesel emellerini ilerletmeye ve en önemlisi, güney sınırında özerk bir Kürt bölgesinin sağlamlaşmasını önlemeye çalışıyor.

Türk yetkililer ABD’nin saldırıya ilişkin protestolarını reddettiler. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çarşamba günü, hükümetinin hem ABD’ye hem Rusya’ya hava saldırılarının yapılmasından “iki saat” önce haber vermiş olduğunu söyledi. Özbekistan’da gazetecilere konuşan Çavuşoğlu, ayrıca, Türkiye’nin kendi planlanmış saldırılarını, “geçtiğimiz birkaç hafta” boyunca Washington ile görüşmüş olduğunu iddia etti.

Hem Irak hem de Suriye’deki saldırılarının “son terörist yok edilinceye kadar” devam edeceğini ve “bataklığı kurutacakları”nı söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, harekatları açıkça savundu.

Erdoğan hükümeti, askeri harekatlarının, onlarca yıldır Türkiye içinde bağımsız bir Kürt devleti uğruna mücadele yürüten ve Ankara tarafından yasaklanmış olan Kürt gerilla örgütü Kürdistan İşçi Partisi’ni (PKK) hedef aldığını iddia ediyor. Türk makamları, Suriye’deki YPG’yi, PKK’nin bir kolu olarak görüyor.

Söylendiğine göre, Irak’taki hava saldırıları, ABD’nin hava desteğiyle IŞİD’i çıkarmak için 2014’ten beri müdahil olduğu Suriye sınırı yakınındaki Şengal/Sincar bölgesinde bulunan PKK’yi hedef almıştı. Ankara, PKK’ye karşı, Barzani aşiretinin kontrolünde bulunan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ile işbirliği yapıyor.

Bununla birlikte, Salı günkü hava saldırıları KBY’nin peşmerge güçlerinden en az altı kişiyi öldürdü. Ankara konuyla ilgili üzüntüsünü belirtti. Saldırılar, Iraklı Kürtler arasında, Barzani’nin Türkiye ile yakın bağlarına yönelik düşmanlığı derinleştirmeye hizmet edebilir.

Çarşamba günü, ayrıca, Türk ordusunun, Türkiye’ye karşı saldırılara misilleme iddiasıyla hem YPG’yi hem de Suriye hükümet güçlerini hedef almasıyla birlikte, Suriye-Türkiye sınırında YPG ile Türk askerleri arasında sınır ötesi topçu atışlarını içeren çatışmalara tanık olundu.

Ayrıca, Halep’in kuzeyinde, YPG ile İdlib vilayetindeki kuvvetleri El Kaide’nin Suriye koluna katılmış olan İslamcı Ahrar uş-Şam’ın hakim olduğu Türkiye destekli milisler arasında çatışmalar yaşandığına ilişkin haberler geldi.

Bu arada, Suriyeli Kürt güçleri, ABD önderliğindeki “koalisyon”a, Suriye’nin kuzeyi üzerinde bir uçuşa yasak bölge oluşturma çağrısında bulundu ki bu, ABD’nin askeri müdahalesinde, savaş uçakları Suriye hava sahasında operasyon yürüten Rusya ile bir askeri çatışma tehlikesini arttıracak şekilde, niteliksel bir tırmanmaya neden olacak bir adım.