Troçkizm, 21. Yüzyılın Marksizmidir

8 Mayıs 2018

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi, beşinci Çevrimiçi 1 Mayıs Toplantısı’nı 5 Mayıs’ta düzenledi. Modern sosyalist hareketin kurucusunun doğumunun 200. yıldönümü ile aynı zamana denk gelen toplantı, Karl Marx’ın yaşamı ve düşünceleri ile günümüzde Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komite önderliğinde Sosyalist Devrimin Dünya Partisi olarak inşası arasındaki sürekliliği vurguluyordu.

Toplantı, Marx ile Engels’in 160 yıl önce yükselttiği “Dünya işçileri, birleşin!” çağrısını cisimleştirdi. Toplantı, 50’yi aşkın ülkeden küresel bir dinleyici kitlesi çekti. Yedi farklı ülkeden ve beş farklı kıtadan on beş konuşmacı, uluslararası işçi sınıfının karşı karşıya olduğu tüm kritik siyasi sorunlar üzerine devrimci Marksist bir perspektif sundu.

Toplantının açılışında, Dünya Sosyalist Web Sitesi Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North, Karl Marx’ın yaşamının ve siyasi düşüncesinin asli unsurlarını değerlendiren bir rapor sundu. North, üç noktayı vurguladı:

1) Marksizmin felsefesinin, Marx’ın insanlığın sosyoekonomik ve siyasi evriminin incelenmesine uyguladığı maddecilik olduğu. “Marx ... her biri kendi çıkarına en uygun olduğuna inandığı şeyin peşinde koşan; bireysel arzuların, tutkuların ve çelişen özlemlerin yönlendirdiği milyonlarca insanın görünürde plansız eylemlerinin ortasında, bireysel öznel bilincin dışında ve hatta ondan bağımsız olarak işleyen, toplumun ekonomik yapısının altında yatan ve onu belirleyen nesnel güçleri tespit etmişti.”

2) Marx’ın toplum ve ekonomi kuramı alanındaki başarılarının, Marx’ın ve Marksist hareketin işçi sınıfını kapitalizme karşı siyasi olarak örgütleme mücadelesinden ayrılmazlığı. North, bu konuda şunları belirtti: “Marx’ın “geçerliliği”ne ilişkin tartışmaların çoğuna, Marx’ın kapitalizme yönelik ekonomik eleştirisinin, işçi sınıfının en ileri kesimlerinin kapitalist sistemin devrimci yolla yıkılması uğruna tarihsel ve çağdaş uluslararası siyasi hareketi olarak Marksizmin kalıcı öneminin kabullenilmesinden sert bir şekilde kopartılması hakim olmakta; bu yolla, söz konusu tartışmalar çarpıtılmaktadır.”

3) 21. yüzyıl Marksizminin, 1938’de kurulan Dördüncü Enternasyonal’in siyasi programında ve pratiğinde cisimleşen ve Uluslararası Komite’nin Stalinizme, Sosyal Demokrasiye ve oportünizmin tüm biçimlerine, merkezciliğe ve sahte sol politikaya karşı mücadelesinde devam eden Troçkizm olduğu. North’un belirttiği gibi, “Marksizm, soyutlanmışlık içinde ya da yüz yıldan uzun süre önce formüle edilmiş bir dizi sonuç olarak değil; uluslararası işçi sınıfı içinde dünya sosyalist devriminin programını, perspektifini ve pratiğini geliştirmeye yönelik bilinçli mücadelenin sürekliliğini temsil eden gerçek bir hareket olarak var olmaktadır.”

Siyasi bir etkinlik olarak, bu toplantı, 1 Mayıs’a ve Marx’ın 200. doğum gününe ilişkin, dünya siyasi durumunun uluslararası işçi sınıfını kapitalist sömürüye, emperyalist militarizme ve savaşa, otoriter rejimlere karşı; küresel bir sosyalist toplumun kurulması uğruna mücadelede örgütleme çabası açısından kapsamlı bir değerlendirmesini sağlayan tek kutlamaydı.

Konuşmacılar, Amerikan emperyalizminin Ortadoğu’daki, Asya’daki ve Rusya’ya karşı saldırısını kapsayan ve dünya savaşı tehlikesi oluşturan jeopolitik çatışmaların tırmanmasını değerlendirdiler. Onlar, aşırı sağcı milliyetçi hareketlerin yükselişi dahil dünya genelinde demokratik yönetim biçimlerinin çöküşü ve geleneksel kapitalist partilerin otoriter politikaları hakkında konuştular.

Toplantıda, dünya kapitalist sisteminin, işçi sınıfından şirket ve mali sektör seçkinlerine tarihi bir servet aktarımının izlediği 2008 mali çöküşünden on yıl sonraki durumu ele alındı. Konuşmacılar, iktidar partilerinin işçi sınıfına karşı yürüttüğü, dünya genelinde ücretlere, işlere ve sosyal programlara yönelik tırmanan saldırıda ve göçmenlere ve sığınmacılara yönelik acımasız zulümde dışavuran sınıf savaşını teşhir ettiler.

Konuşmalar, özellikle, ABD’deki öğretmenlerin şirket yanlısı ve işçi sınıfı karşıtı sendikalara muhalefet içinde gelişen grev dalgasından Latin Amerika’daki, Avrupa’daki, Asya’daki ve Afrika’daki bir dizi protestoya ve greve kadar, sınıf mücadelesinin dünya genelinde yeniden canlanmasının önemini vurguladılar. Sınıf mücadelesinin yükselişi, onun yerini ırk, toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim üzerine çatışmaların aldığı biçimindeki gerici ve Marksizm karşıtı iddiaları çürütmüştür.

Egemen sınıf, işçi sınıfı içindeki muhalefetin yükselmesinden ve kapitalizme karşı bilinçli bir siyasi ve devrimci hareket haline gelmesi tehlikesinden dehşete kapılıyor. Bu nedenle, kapitalist devletler, Google ve Facebook gibi dev internet ve sosyal medya şirketleri ile sıkı işbirliği içinde, interneti sansürlemek ve bu alandaki ifade özgürlüğünü bastırmak için kapsamlı önlemler alıyorlar.

Toplantıdaki tüm konuşmalar, işçi sınıfını kapitalizme karşı harekete geçirme mücadelesi ile yaklaşık 200 yıl geriye uzanan Marksist hareketin tarihsel deneyimlerini birbirine bağladılar. Son konuşmada, WSWS’nin Latin Amerika editörü Bill Van Auken, Troçkist hareketin, 20. yüzyıl boyunca Latin Amerika’da bir dizi korkunç yenilgiden sorumlu olan küçük burjuva milliyetçiliğine ve revizyonizme karşı mücadelesini değerlendirdi. Van Auken, bu acı deneyimlerin, “işçi sınıfının bağımsız siyasi seferberliğine dayanan yeni bir devrimci Marksist hareket oluşturma gerekliliğinin altını çizdiği”ni belirtti.

O, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu tür bir hareket, yalnızca, Troçkizmin revizyonizme karşı uzun mücadele tarihinin özümsenmesi ve bu ilkeli temelde, bütün ülkelerde Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin şubelerinin kurulması yoluyla inşa edebilir.”

Lev Troçki, Dördüncü Enternasyonal’in kuruluş belgesi olan Kapitalizmin Can Çekişmesi ve Dördüncü Enternasyonal’in Görevleri’nde, “Gezegenimizde, bu kadroların dışında, adına gerçekten layık tek bir devrimci akım bile bulunmamaktadır.” diye yazmıştı.

Troçki’nin açıklaması, bugün, 80 yıl önce olduğundan çok daha doğrudur. Uluslararası Komite’nin önderlik ettiği Dördüncü Enternasyonal’den başka, Marksizmin sürekliliğini temsil eden bir siyasi eğilim bulunmuyor.

1 Mayıs toplantısı, sınıf mücadelesinin yükselmesi ve uluslararası işçi sınıfının siyasi radikalleşmesinin ilk işaretleri bağlamında, gelişmekte olan nesnel bir hareketin bilinçli ifadesiydi. Toplantıda özetlenen siyasi perspektifin işçi sınıfının pratiğine taşınması gerekiyor. Asli görev, devrimci bir önderliğin; dünya Troçkist hareketi Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin inşasıdır.

WSWS, önümüzdeki günlerde, 1 Mayıs toplantısındaki tüm konuşmaların metinlerini ve ses kayıtlarını yayınlayacak. Bütün okurlarımızı, bunları incelemeye ve dünya genelinde Sosyalist Eşitlik Partisi’nin şubelerinde örgütlenmiş olan Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ne ve onun gençlik hareketi Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’e katılıp onu inşa ederek, sosyalizm uğruna mücadelede aktif bir rol üstlenmeye çağırıyoruz.

Joseph Kishore